boşanma avukatları
boşanma avukatı

BOŞANMA AVUKATI 

BOŞANMA DAVALARI 

BOŞANMA NEDENLERİ

Boşanma avukatına göre;Evlilik müessesesi ulvi ve kutsal bir müessesedir. Her şeyden önce hiçbir şekilde dışarıdan müdahale kabul etmez, zamanla aile birliği içinde ki her şey yerleşir.

Eşler, her şeyden önce ailesinin, özellikle de anne ve babasının etkisi altında kalmamalı, yönlendirmelerine kapılmamalıdır. Boşanma avukatı arıyorum veya en iyi boşanma avukatını arıyorum demeden önce hatalarımızı objektif olarak sorgulamalıyız.İstanbul Boşanma Avukatları olarak taraflardan hangisinin kusurunun daha ağır olduğunu bulmak oldukça zordur.

-Mk.166. Maddesi ‘Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir demektedir.Boşanmaya karar vermiş olan eş,istemeyerek de olsa boşanma davası avukatı arayışına girer.

-Davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.’hükmü amirdir.

Boşanma avukatına göre Davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmamalı ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilmelidir.

-Başka bir deyişle Yasa koyucu boşanmaya ilişkin dava hakkını düzenlerken eski görüşü olan “sadece kusursuz eşin boşanma davası açma hakkı görüşünü” değiştirmiş ve “kusurlu eşin de boşanma avukatları vasıtasıyla dava açma hakkının olabileceğini kabul etmiştir. Fakat yasa koyucu hiçbir zaman Ağırlıkta Kusurlu Olan Tarafa Boşanma Davası Açma Hakkı Vermemiştir.

-Yargıtay’ ın yerleşmiş içtihatları, çocukların ruhsal gelişimi için Çocukların Velayetinin, Çocuklar Bölünmeksizin Bir Taraf Verilerek, diğer tarafla şahsi münasebet tesisi doğrultusundadır.

-Yargıtay kararları doğrultusunda genel kanı, her ne kadar çocukların velayetinin anneye verilmesi ise de Anne veya baba Çocuğu İstemediğini Açık Bir Şekilde Beyan Ettiği takdirde çocuğun velayetinin ret beyanında bulunan tarafa verilmesi Yargıtay’ın görüş ve genel kanısının dışındadır.

-Çocukların menfaati; geleceğe hazırlanabilecekleri, huzurlu,güvenli bir ortamdır.Kendilerini istemeyen kişiye verilmesi durumunda, bu ortamın sağlanamayacağı muhakkaktır.

Boşanma avukatına göre; Türk Medeni Kanunu 185. maddesi tarafların evlilik içerisinde en temel yükümlülüklerini saymış olup; birlikte yaşama yükümlülüğü bunların başında gelmektedir. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Davacı bu temel yükümlülüğe aykırı davranarak zaten evlilik birliğini çekilmez hale getirmiştir.

-Yargıtay kararları da o yöndedir ki; Evi terk ve bunu alışkanlık haline getirmek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olmaktadır.Bizim önerimiz,İstanbul’da boşanma avukatı /avukatları arayışına giren eşler,öncelikle kendine ve eşine son bir kez de olsa şans vermelidir ki ileride pişmanlık duymasın.

BOŞANMA DAVASINDA İSPAT YÜKÜ KİMDEDİR?

Bilindiği üzere  Medeni Kanunun  6.maddesine göre herkes “iddiasını ispatlamakla” yükümlüdür Bu kural gereğince dava açan eş,iddialarını ispatla yükümlüdür aksi takdirde davası reddedilecektir.Boşanma avukatı, şahit ifadelerinin önemini çok iyi bilmelidir.

BOŞANMA AVUKATI GÖZÜNDEN İLGİNÇ BOŞANMA NEDENLERİ:

-Ağız ve Vücudun kötü kokması:

Eşlerden birisi kişisel bakımını yapmıyorsa ya da diğer eşin uyarılarına rağmen kişisel bakımını ihmal ediyorsa bu durumda evlilik de çekilmez bir hal alır ve bu durum boşanma nedenidir.Şayet eş, koku nedeniyle tedavisini ihmal ediyorsa ağır kusuru söz konusudur.

-Aile Sırlarını 3. kişilere açıklamak:

Aile sırlarını 3. kişilere aktarmak, aile içerisinde güvensizlik ve huzursuzluk oluşturmak evlilik birliği çekilmez hale gelecektir.Dolayısıyla bu durum boşanma nedeni olabilir.

-Altını ıslatmak:

Boşanma Avukatına göre Eşlerden birisi altını ıslatıyor ve de tedavi de olmuyorsa bu husus evlilik birliğini çekilmez hale getirecektir.Tedavi olmayan eş kusurludur.

-Tehdit ve Hakaret:

Eşlerden birisi diğerine tehdit veya hakaret  ediyor ve bu husus da gerek tanıkla gerekse suç duyurusu ile ispatlanabiliyorsa bu husus direk boşanma nedenidir.Karşılıklı hakaret ve tehdit de boşanma nedenidir.Önemli olan husus,söylenen sözün eleştiri boyutunu aşmasıdır.Örnek verecek olursak;seni öldüreceğim,çirkin birisin eski erkek arkadaşıma döneceğim,beceriksiz,erkek değilsin vs. gibi ifadeler örnek verilebilir.

-Borçlanma:

Yargıtay Kararlarında bahsedilen boşanma sebeplerinden birisi de “borçlanma”dır. Eşlerden biri borcunu ödememeyi alışkanlık haline getirmiş ise, ödeyemeyeceği şekilde borçlanarak icra avukatı tarafından icra takibi başlatılmış veya bu icra takibi yüzünden eve haciz geldiyse bu durum boşanma nedenidir.

-Kıskançlık:

Boşanma Avukatı olarak görüşümüz Dozunda kıskançlık güzeldir.Ancak kıskançlık aşırı boyuta geçerse;örnek olarak aile bireylerinden eşini kıskanma durumu gibi..Bu durumda evlilik birliği çekilmez bir hal alır.Dolayısıyla bu husus boşanma nedenidir.

-Kumar Oynamak:

Kumar oynamak süreklilik oluşturuyor ve de kumar borcu nedeniyle evde huzursuzluk meysana geliyorsa bu durum boşanma nedenidir.

-Bağımsız Konut sağlayamamak:

Şayet eşlerden birisi diğerine bağımsız bir evde yaşamayı teklif ederse diğer eş bu hususu kabul etmek zorundadır.Ailesiyle bir arada yaşayan eşler için evlilik birliği çekilmez bir hale dönüşebilir.Bağımsız konut sağlamayan eş kusurlu sayılacaktır.

-Bakire Olmamak;

“Bakire olmamak” direk boşanma nedeni değildir.Ancak evlilik öncesinde bekâretini kaybetmiş bir kadının  evleneceği kişiye bu hususu açıkça söylemesi gerekmektedir. Kocanın bunu evlenme sonrasında öğrenmesi güven sarsıcı bir durum oluşturur ve kadın kusurlu sayılır.

-Başkasını Sevmek:

Boşanma Avukatı olarak düşüncemiz Eşlerden birinin başka birini sevmesi geçerli bir boşanma sebebidir.Gerek SMS yoluyla gerekse sanal ortamdan başka birisini sevdiğini beyan eden eş,ağır kusurlu olup tazminat ödemek zorunda kalacaktır.Yine başka birisi ile yaşayan eş ağır kusurludur.

-Cinsel İlişki:

Eşlerin evlilikten sonra uzun süre cinsel ilişki kuramaması da boşanma nedenidir.Yine uzun süre cinsel ilişkiye haklı bir neden olmadan yanaşmayan eş de kusurlu sayılmaktadır.

– Çalışmamak:

Erkek çalışarak eş ve çocuklarına bakmakla yükümlüdür. Boşanma Avukatlarına göre Bu yükümlülüğüne uymayan koca kusurlu sayılacaktır.

-Çocuklara Karşı Şiddet:

Çocuklarına karşı şiddet uygulayan, çocuğunu aç bırakan, çocuklarını döven eş kusuru sayılmaktadır.

-Eşin Ailesi ile görüşmemek/görüştürmemek:

Eşini ailesi ile görüştürmeyen koca ağır kusurludur. Eşlerden birisi diğerinin ailesine hakaret ederse bu durumda boşanma nedenidir.

-Evden Kovmak:

Son boşanma sebebi de biri de eşini “evden kovmak” tır.Karşılıklı hakaret durumunda ise evden kovma durumu ayrıca değerlendirilir.

-Eşe  Şiddet Uygulama:

Malesef biz Boşanma Avukatları olarak gördüğümüz üzere Ülkemizin en büyük sorunlarından birisidir.Şiddet uygulayan eş ağır kusurlu olup dilerse diğer eş tarafından evden uzaklaştırılabilecektir.

BOŞANMA AVUKATI BAKIŞI İLE BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR?

MEDENİ KANUNUMUZA GÖRE BOŞANMA NEDENLERİ:

Kanunumuzda boşanma nedenleri genel ve özel nedenler olmak üzere ikiye ayrılır.Buna göre özel nedenler şunlardır;

Küçük düşürücü suç veya suç işleme kastı ile haysiyetsiz yaşam sürme:

Eşlerden birisi adam öldürme,hırsızlık,dolandırıcılık gibi suçlar işlerse veya haysiyetsiz bir yaşam sürerse; fuhuşa aracılık yaparsa,kumar oynar veya oynatırsa,sürekli alkolikse diğer eşin bu gerekçe ile boşanma davası açma hakkı vardır.

Hayata kast pek kötü veya onur kırıcı muamele:

Eşlerden birisi diğerinin onurunu ciddi şekilde kırarsa ve kötü davranırsa bu nedenle boşanma davası açılabilir.Mesela eş,diğer eşi intihara sürüklerse,ölmesi için onu yönlendirirse Boşanma Avukatı tutarak boşanma davası açılabilir.

Zina sebebi ile boşanma:

Zinayı öğrendikten sonra 6 ay ve her halukarda 5 yıllık zamanaşımı süresinde dava açılmalıdır.Eşlerden birisi zina yapan eşi affederse sonradan dava açamaz,affettiğini ispatlayan taraf davayı reddettirir.Zinayı ispat için;zina yapan eşin otel kayıtları,sms kayıtları vezina yapıldığını gösterir her türlü belge ve tanık ifadeleri geçerlidir.

Terk sebebi ile boşanma:

Eşlerden birisi;evlilik birliğinin yüklediği görevleri yerine getirmemek için ortak konutu terk ettiği veya haklı nedeni olmadan ortak konuta dönmediği zaman terk süresinin en az 6 ay sürmesi halinde diğer eş, 4 aylık terk süresi geçtikten sonra  ihtarname ile terk eden eşi ortak ikametgaha davet edecek,ihtardan sonra 2 ay geçmesine rağmen haklı bir neden yokken dönmeyen eşe karşı boşanma davası açılabilecektir.Terk durumunun haklı bir nedene dayanıp dayanmadığı her olaya göre farklılık göstereceğinden durumu boşanma avukatınız ile paylaşmanızı önermekteyiz.

Akıl hastalığı sebebi ile boşanma davası:

Boşanma Avukatına göre Bu nedenin bir boşanma gerekçesi olabilmesi için akıl hastalığının diğer eş için çekilmez hale geldiğinin ispatlanması gerekmektedir.

Genel boşanma nedenleri olarak bildiğimiz (özelikle İstanbul’da (Bakırköy(Ataköy),Kadıköy( Ataşehir),Sarıyer,Beşiktaş,Şişli gibi gelir düzeyi yüksek ilçelerde;Arnavutköy, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beylikdüzü, Beyoğlu, Büyükçekmece, Çatalca, Eyüp, Esenler, Esenyurt, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kağıthane, Küçükçekmece, Sarıyer, Silivri, Sultangazi, Şişli, Zeytinburnu, Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçesehir, Beylikdüzü, Kemerburgaz, Kemercountry, Zekeriyaköy, Levent gibi) boşanma davalarında Boşanma Avukatının  en çok karşılaştığımız nedenler ise:

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması,Ayrılık süresinin bitimi halinde evlilik birliğinin sona ermesidir.

1-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması:

Ortak hayatın çekilmez hale gelmesi nedeni ile açılan ve en sık karşılaştığımız boşanma nedenidir.

Kusur durumu davanın sonucuna önemli etki etmektedir.

2-Anlaşmalı boşanma davaları:

Bu davanın açılabilmesi için;Evlilik en az bir yıl sürmüş olması halinde eşler in birlikte de bu davayı açabilirler.

Bu davada eşler;çocukların velayeti,mal paylaşımı,tazminat verilip verilmeyeceği ve nafaka konularında anlaşarak protokol düzenlerler ve genellikle  anlaşmalı boşanma davası tek celsede sonuçlanır.

3- Ayrılık Kararı Ve Ayrılık Süresinin Bitimi İle Evlilik Birliğinin Sona Ermesi İle Boşanma Davası:

Taraflardan birisinin açtığı boşanma davası reddedilirse ve de 3 yıl içinde evlilik birliği yeniden kurulamamışsa bu durumda hakim boşanma kararı vermektedir.Ayrıca hakim evliliğin kurtulabileceği kanaatine ulaşmışsa bu durumda ayrılık kararı da verilebilmektedir.

Son olarak boşanma avukatı arıyorum demeden önce boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davasının maliyetlerini incelersek;avukatlık ücretinin maliyetinin boşanma davası harcına göre daha fazla olduğunu görmekteyiz.Boşanma avukatı arayanlara tavsiyemiz anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davasının ücretlerini boşanma avukatınız ile yüz yüze görüşmenizde fayda vardır.

BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR VE KİM AÇABİLİR?

-Mk.166. Maddesi ‘Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir demektedir.Müvekkil bir an önce boşanmak ister ancak İstanbul gibi metropol şehirlerde boşanma davalarının sayısı oldukça fazladır.Dolayısıyla yargılama süresi de yoğunluğa bağlı olarak uzamaktadır.İşte bu süreçte Boşanma avukatı, müvekkilinin aynı zamanda psikolojik danışmanlığını da üstlenmelidir ki psikolojik yıkımlar gerçekleşmesin.

BOŞANMA DAVASINDA KUSURUN ETKİSİ NEDİR?

-Davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmamalı ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilmelidir.

Başka bir deyişle Yasa koyucu boşanmaya ilişkin dava hakkını düzenlerken eski görüşü olan “sadece kusursuz eşin dava açma hakkı görüşünü” değiştirmiş ve “kusurlu eşin de dava açma hakkının olabileceğini kabul etmiştir. Fakat yasa koyucu hiçbir zaman Ağırlıkta Kusurlu Olan Tarafa Boşanma Davası Açma Hakkı Vermemiştir.Türk boşanma avukatlarının en çok zorlandığı konu kusurlu tarafın tespitidir.Çünkü eşlerden hiçbirisi kusuru kendisinde görmez.

ÇOCUKLARIN VELAYETİ KİME VERİLİR?

Boşanma Avukatına göre ve de Yargıtay’ ın yerleşmiş içtihatları, çocukların ruhsal gelişimi için Çocukların Velayetinin, Çocuklar Bölünmeksizin Bir Taraf Verilerek, diğer tarafla şahsi münasebet tesisi doğrultusundadır.

Yargıtay kararları doğrultusunda genel kanı, her ne kadar çocukların velayetinin anneye verilmesi ise de Anne veya baba Çocuğu İstemediğini Açık Bir Şekilde Beyan Ettiği takdirde çocuğun velayetinin ret beyanında bulunan tarafa verilmesi Yargıtay’ın görüş ve genel kanısının dışındadır.

Çocukların menfaati; geleceğe hazırlanabilecekleri, huzurlu,güvenli bir ortamdır.Kendilerini istemeyen kişiye verilmesi durumunda, bu ortamın sağlanamayacağı muhakkaktır.Boşanma avukatlarının bu aşamada çocuğun geleceğini de düşünerek müvekkilini velayet konusunda  en iyi şekilde bilgilendirmelidir.

EVİ TERK ETMEK BOŞANMA NEDENİ MİDİR?

-Türk Medeni Kanunu 185. maddesi tarafların evlilik içerisinde en temel yükümlülüklerini saymış olup; birlikte yaşama yükümlülüğü bunların başında gelmektedir. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Bu yükümlülüğe aykırı davranan taraf evlilik birliğini de çekilmez hale getirecektir.

Yargıtay kararları da o yöndedir ki; Evi terk ve bunu alışkanlık haline getirmek evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olmaktadır.İstanbul’da sıkça karşılaştığımız üzere Evini terk eden eş hemen boşanma avukatı arayışına girmektedir. Bu çok yanlış bir düşüncedir.Eşlerin son defa da olsa birbirlerine şans vermesi gerekmektedir.Evlilik zor bir sanattır.Evliliği sürdürmek zor, bitirmek ise kolaydır.

BOŞANMANIN TÜRKİYE’DE TANINMASI AŞAMALARI:

YURTDIŞI BOŞANMA TANIMA DAVALARINA GENEL BAKIŞ:

TANIMA NEDİR?

Yabancı bir mahkeme kararının tanınması, onun kesin hüküm kuvvetinin ülkeye de teşmili anlamına gelir.

TENFİZ NEDİR?

Yabancı bir mahkeme kararının tenfizi ise onun icra edilebilirliğidir. Yani ilamın yerine getirilmesidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVALARINDA YETKİLİ MAHKEMELER HANGİSİDİR?

Boşanma davasında Davalının ikametgahı (Nüfusa kayıtlı olunan yer) Türkiye’de ikametgahı yoksa sakin olduğu yer mahkemesi, bu dahi yoksa Ankara, İstanbul, İzmir mahkemeleri yetkilidir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASININ ŞARTLARI NELERDİR?

1-Yabancı mahkemeler tarafından verilmiş bir ilam olmalıdır. 2- İlamın Kesinleşmiş olması gerekir. 3- İlamın Hukuk Davalarına İlişkin Olması Gerekir. 4- Yabancı Mahkeme İlamının Türk Mahkemelerinin Münhasır Yetkisine Girmeyen Bir Konuda Verilmiş Olması Gerekir.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI AÇMADAN ÖNCE NE YAPMALIYIM?

Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarımız, (Türkiye’de boşanma avukatı) Türk boşanma Avukatı/Avukatları aramadan evvel yabancı mahkeme kararını tercüme ettirmeli ,karara, Apostil Şerhi yaptırılmalı, ayrıca kararı, o ülkedeki Türk Konsolosluğunda Türkçeye çevirtip kararın aslı ile birlikte tüm evrakları büromuza göndermelidir. Biz de Türk boşanma Avukatı olarak Dava dilekçesi ve ekinde tercüme edilmiş yabancı mahkeme ilamı ile birlikte aile nüfus kayıt tablosunu Mahkemeye sunuyoruz. Davayı açtıktan sonra da, Mahkemenin yurt dışına gönderilmek üzere hazırladığı tüm evrakları yine İstanbulda’ki boşanma avukatlarınız tercüme ettirmektedir. Türkiye’deki boşanma işlemleri Yine İstanbulda’ki boşanma avukatınız diğer işlemleri de yapmaktadır.

TANIMA VE TENFİZ DAVASI AÇTIM DURUŞMAYA GELMEM ZORUNLU MU?

Tanıma ve tenfiz davalarında,vekille temsil ettirilmek şartıyla davacının mahkemede hazır olmasına gerek yoktur. Önemli bir husus;Davalının dava dilekçesi ve duruşma gününü tebliğ alması durumunda duruşmaya gelmesi zaruri değildir ve davalının yokluğunda karar verilebilir. Tüm evrakların eksiksiz olması ve de davalıya tebligatın yapılmış olması durumunda büyük ihtimalle ilk duruşmada dava kabul edilecektir.

TANIMA TENFİZ DAVALARINDA KARŞILIKLI ANLAŞMA BULUNAN ÜLKELER HANGİSİDİR?

Türkiye Cumhuriyeti ile bu konuda arasında karşılıklılık esasına dayanan anlaşma veya fiili durum bulunan bazı devletler şunlardır;

İtalya,Romanya,Tunus,KKTC,Avusturya,Irak,Polonya,Ürdün,Cezayir,Azerbaycan,Hollanda,Arnavutluk,Çin,Gürcistan,Rusya,Ukrayna,Suriye,İsviçre,İran,İngiltere,Tacikistan’dır.