0 533 774 95 82

Sosyal Medyada Biz}

Ceza avukatı

CEZA AVUKATI KİMDİR?

Ceza avukatı; Sanığı veya Müştekiye savunan, haklıyı ve haksızı adalet süzgecinden geçiren hukukçu olup ceza avukatı aynı zamanda Savunmanın da en güçlü kalesidir.

Günümüzde ticari ilişkilerin karmaşık hale gelmesi ile birlikte özellikle ceza avukatının  da zorlandığı dolandırıcılık davalarının sayısı oldukça artmıştır.

Siyasi iktidarların ”ekonomik suçlara hapis cezası verilmemelidir.” şeklindeki yaklaşımının istisnasını oluşturan ve ağır ceza avukatları için önem arzeden dolandırıcılık ve özel evrakta sahtecilik suçlarının işleniş şekilleri de çoğalmıştır.

Bu suçların oluşabilmesi için ayrıca evrak üzerinde sahtecilik unsuru oluşturacak bir işlemin gerçekleşmiş olması ve sonuç olarak sahte evrak vasfını kazanmış olması gerekmektedir.

Ağır ceza avukatı olarak tespitimiz en çok çek keşide etme yolu ile bu suç işlenmektedir.

Suçun oluşabilmesi için söz konusu evrakta sahtecilik unsurunu oluşturacak bir işlemin gerçekleştirilmiş olması ve bunun sonucu evrakın sahte evrak niteliği kazanmış olması şarttır.

Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına  ve de Ceza avukatının görüşüne göre çekle dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi,çekin alışveriş sırasında ve borcun doğumu anında,alacaklı kişinin,çeke güvenerek hukuki ilişkiyi kurmasına bağlıdır ve borcun doğumu ile çekin verilmesinin aynı anda olması,çekle dolandırıcılık suçunun oluşması açısından önem arz etmektedir.

Ceza avukatlarının hukuk eğitimindeki en bilindik öğretisi ”Doğmuş borç için,sonradan çek verilmesi dolandırıcılık suçunun oluşmasını engellemektedir.”

Tarafların, çeklerin tanziminden çok daha öncelere dayanan ticari ilişkileri varsa dolandırıcılık suçu oluşmamaktadır.

” Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.3.1998 gün ve 6/8-69 sayılı kararında vurgulandığı üzere; önceden doğmuş bir zarar veya doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde zarar veya borç,kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı cihetle;

Sanık müdafiinin 11.01.2010 tarihli dilekçesinde “sanıklar ile şikayetçi firmanın cari hesap usulüyle çalıştığını ve çekin önceden doğmuş bir borç nedeniyle verildiğine” ilişkin savunmasının, ödemelerin sonradan yapıldığını beyan eden tanık tarafından doğrulanması ve katılanın da 02.10.2009 günlü beyanında “sanıklarla ticari ilişki nedeniyle çek alışverişlerinin olduğunu, suça konu çekin alacağa karşılık sanıklar tarafından verildiğini” beyan etmesi ve vekilinin de 24.05.2004 tarihli şikayet dilekçesinde “sanıkların müvekkiline olan borca karşılık çeki ciro ederek verdiklerini” iddia etmesi karşısında;çekin önceden doğmuş bir borç nedeniyle verilip verilmediği araştırılmadan ve dolandırıcılık suçlarında haksız menfaatin elde edildiği tarih suç şüpheye yer vermeyecek bir kesinlikte ispat edilmesidir.

Ceza avukatına göre Kuşkulu ve aydınlatılmamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez.

Ceza Mahkumiyeti bir olasılığa değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Gerçekleşme şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılmamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanamaz.Ceza avukatı bu prensipten hareket ederek dosyayı incelemelidir.

Ağır Ceza avukatı

Bugün ceza hukukunun bazı temel prensipleri ışığında tavsiyelerde bulunacağız.Öncelikle ağır ceza avukatı olarak sizlere tavsiyemiz herhangi bir ceza soruşturması başladığında vermiş olduğunuz ifadenizi değiştiremeyeceğinizi bilmelisiniz.

Örneğin savcılık aşamasında ifade verdiniz ancak kovuşturma aşamasında Mahkemede bu ifadenizin aksi bir iddiada bulundunuz işte bu durum herşeyin aleyhinize dönmesine neden olabilir.

Ceza avukatı olarak ikinci bir tavsiyemiz ise ifadenizin şikayet konusu olayla çelişkili olmamasına dikkat ediniz.

Şikayet konusu olayı objektif ve tüm gerçekliği ile anlatmanız lehinize olacaktır.Savcılık aşamasında tüm delillerinizi sunmaya özen gösterin.Örneğin işlek bir caddede saldırıya uğradınız ve yaralandınız  ancak saldırgan kaçtı,şahit de bulamıyorsunuz.Bu durumda saldırganın kimliğini tespit etmek oldukça zordur.

Ağır Ceza avukatı olarak tavsiyemiz Dolayısıyla güçlü delillere ihtiyacımız olacaktır.

En önemli delilimiz ise çoğu caddede bulunan mobese kameraları ve işyeri kameraları olacaktır.Ancak kamera kayıtlarının ortalama 60 güne kadar saklandığı düşünüldüğünde görüntü kayıtlarının ivedi olarak elde edilmesi zaruridir.Bu amaçla münkünse savcılık makamından yetki alınarak görüntülü kayıtların elden takipli müzekkere ile alınması gerekmektedir.

Ağır ceza avukatının en önemli delillerinden birisi de tanık anlatımlarıdır.

Ceza avukatı olarak görüşümüz Ceza hukukunun ispat yöntemlerinden en önemlilerinden olan tanıklar verecekleri ifadelerde bilgi ve görgüye sahip olmalıdır.Olayın görgü tanığı olmayan bir tanığın yarardan çok zararı olacaktır.Dolayısıyla yalancı şahitlik denilen bu husus aynı zamanda tanıklık yapan kişinin cezalandırılmasına bile neden olabilecektir.

Günümüzde Ceza avukatları olarak görüşümüz teknolojinin ve iş hayatının  gelişmesi ile özellikle bilişim suçları ve ekonomik suçlarda ciddi artışlar meydana gelmiştir.

DOLANDIRICILIK VE EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇLARININ UNSURLARI İYİ BİLİNMELİDİR.

Bu suçlardan en sık karşılaştıklarımız ise;dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçlarıdır.Bu suçların alt sınırının bile hükmün ertelenmesine imkan vermemesi nedeniyle sanığın ciddi şekilde savunma yapması gerekmektedir.ceza avukatları olarak düşüncemiz En iyi ceza avukatı arıyorum demeden önce Dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçunun oluşması için gerekli olan şartları iyice öğrenmeniz ve savunmanızı buradan yola çıkarak hazırlamanızdır.

Örneğin Yargıtay Kararları ışığında öteden beri ticari ilişki içerisinde olduğunuz bir kişiye karşı dolandırıcılık suçunu işleyemeyeceğiniz ortadadır.Yine bu kişiye karşı belli dönemlerde ödemeler yapıp sonradan ödeme yapamayan kişinin de dolandırıcılık suçunu işlediği söylenemez.

CEZA AVUKATI OLARAK AVUKAT TUTMANIZI TAVSİYE ETTİĞİMİZ BAZI ÖNEMLİ SUÇLAR:

1-Dolandırıcılık Suçu

2-Evrakta Sahtecilik Suçu

3-Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs

4-Uyuşturucu Madde Ticareti yapmak

5-Yağma

AVUKAT KİMDİR?

Avukatlar, insanların en zor dönemlerinde, hukuki sorunlarında karşımıza çıkar.

Hayat çoğu zaman olumsuz yüzünü gösterir insana.

Bir bakmışsınız bir suçun içindeyiz ve ceza almamak için avukat arayışına girerek haklı neden ararız kendimize.

Bazen ise karmaşanın eşiğine gelmişizdir ve avukat tüm sırlarınızı paylaşmak için hazırdır sizinle.

Bazen de işten çıkarılmışızdır hakkımızı sonuna kadar arama çabasında yine bir avukat arayışına gireriz.

Nihayetinde avukat arayışımız hızlanır çünkü zamanaşımı süreleri bizi rahatsız eder.

Bir an önce dava açarak hakkımızı almak isteriz.

Avukat, ise herşeyi doğru bir şekilde anlatan müvekkil ister kendisine.

Davayı kazanacağız diye davanın esası hakkında yalan söyleyen bir müvekkil bir avukat için en zor seçimdir.

Bu durumu en çok karmaşık davalarda yaşamaktadır.

Müvekkile herşeyi anlatmak güçtür.

Özellikle dava harçlarını ve yargılama giderlerini izah etmek yetenek işidir.

Müvekkillerin çoğuna anlamsız bile gelmektedir dava harçları.

Ancak harçları avukatın almayacağı da malumdur.

Avukatlık ücretin de ise sıkı bir pazarlık sözkonusudur.

Ancak Baronun belirlediği avukatlık ücretleri haksız rekabeti önleme konusunda son derece başarılıdır.

Biliriz ki her avukat öncelikle haksız rekabet etmeme konusunda titiz davranacaktır.

Örneğin ağır ceza davalarında  avukatlık ücretini Baronun belirlediği asgari tutarın altında alırlarsa haksız rekabet durumu oluşur.

En azından haksız rekabeti önleyen bu düşünceyi bekleriz.

Avukat mutlaka davayı kazanmalı düşüncesi haklı ile haksız düşüncesi ile çelişmemelidir.

Unutmayalım ki ilahi adalet er geç tecelli eder.

Bizler de ilahi adaleti pekiştirmek için mücadele etmeliyiz.

Yoksa haksız bir davayı kazanmak dar kapsamda olaylara bakmadan sanık veya savunmanın da savunulmaya ihtiyacı vardır mantığı ile hareket etmeliyiz ki hukuka bir katkımız olsun…