0 533 774 95 82

Sosyal Medyada Biz}

Boşanmaya İlişkin Tanıma ve Tenfiz

TANIMA VE TENFİZ NEDİR?

Hukuksal terimlerden olan yabancı boşanmanın tanıma ve tenfizi, MÖHUK’da yani Milletletarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’da düzenlenmiştir. Düzenlemenin yapılma sebebi ise, “Yabancı bir mahkemede verilen kararın, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ndeki görüntüsünün yani anlamın ne olacağı”, sorusudur. Yurtdışı boşanmanın Tanıma ve tenfizden bahsedebilmek için, öncelikle yabancı mahkemenin, bir çekişme/hukuksal sorun ile alakalı olarak hüküm tesis etmiş olması gerekir. Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir. Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir.

Kararın tenfiz edilmesinde hukukî yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir. Tenfiz istemi dilekçe ile olur. Dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Dilekçede şu hususlar yer alır: a) Tenfiz isteyenle, karşı tarafın ve varsa kanunî temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri. b) Tenfiz konusu hükmün hangi devlet mahkemesinden verilmiş olduğu ve mahkemenin adı ile ilâmın tarih ve numarası ve hükmün özeti. c) Tenfiz, hükmün bir kısmı hakkında isteniyorsa bunun hangi kısım olduğu.

Tenfiz dilekçesine şu belgeler eklenir: a) Yabancı mahkeme ilâmının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilâmı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi. b) İlâmın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi.

Yetkili mahkeme tenfiz kararını şu şartlar dâhilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.

Yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlıdır. Tanımada; “Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması durumu” uygulanmaz. İhtilâfsız kaza kararlarının tanınması da aynı husus söz konusudur. Yabancı mahkeme ilâmına dayanılarak Türkiye’de idarî bir işlemin yapılmasında da aynı usul uygulanır.

Dolayısıyla yukarıda açıklanan sebeplerle birlikte şu açıklamaları yapmak gerekir: Yabancı mahkemenin verdiği boşanma hükmünün Türkiye Cumhuriyeti’nde sonuç doğurması için, bu kararın yerel mahkemece tanınması gereklidir. Yerel mahkemedeki dava icra sonucu doğurmayacağı için, tenfiz kararı verilemeyecektir. Ancak yabancı mahkemece verilen kararda velayet ve nafaka gibi hususlar da var ise, bu durumda tanıma ve tenfiz söz konusu olacaktır. Yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınmasında açılacak olan tanıma davası, diğer eşe karşı yöneltilmeli yani açılmalıdır. Dolayısıyla diğer eşin tebligat adresinin bilinmesi önemli ve gereklidir. Zira dava dilekçesi ve hükmün kesinleşmesine ilişkin tebligatın diğer eşe de tebliğ edilmesi zorunlu bir husustur.

Boşanmaya ilişkin tanıma davalarında sıkça karşılaşılan bir problem vardır. Bu da, karşı tarafın adresinin bilinmemesi nedeniyle tebligatların yapılamamasıdır. Bu nedenle yabancı mahkemede boşanmanın üzerinden çok süre geçmeden ve diğer eş ile iletişim kesilmeden, tanıma davasının da açılması doğru olacak ve hukuki kayıpları en aza indirgeyecektir. Tanıma ve tenfiz davası açmak için herhangi bir süre öngörülmemiş olup, tanıma ve tenfiz isteyen taraf istediği zaman tanıma ve tenfiz talebinde bulunabilir.


Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/yilmazyalcinav/public_html/wp-content/themes/parts/metabox.php on line 3

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN