Kaçakların Yargılanması Nasıldır?

CEZA MAHKEMESİNDE GAİP VE KAÇAKLARIN YARGILANMASI NASIL YAPILIR?

Bulunduğu yer bilinmeyen veya yurt dışında bulunup da yetkili mahkeme önüne getirilemeyen veya getirilmesi uygun bulunmayan sanık gaip sayılır. Gaip hakkında duruşma açılmaz; mahkeme, delillerin ele geçirilmesi veya korunması amacıyla gerekli işlemleri yapar. Bu işlemler naip hâkim veya istinabe olunan mahkeme aracılığıyla da yapılabilir. Bu işlemler sırasında sanığın müdafii veya kanunî temsilcisi veya eşi hazır bulunabilir. Gerektiğinde, mahkemece barodan bir ceza avukatı müdafi görevlendirilmesi istenir.

Adresi bilinmeyen gaibe, mahkeme önüne gelmesi veya adresini bildirmesi hususları uygun bir iletişim aracıyla ihtar edilir. Mahkeme, gaip olan sanık hakkında duruşmaya gelmesi hâlinde tutuklanmayacağı hususunda bir güvence belgesi verebilir ve bu güvence koşullara bağlanabilir. Sanık, hapis cezası ile mahkûm olur veya kaçmak hazırlığında bulunur veya güvence belgesinin bağlı olduğu koşullara uymazsa belgenin hükmü kalmaz. Bu husus kaçaklar hakkında da uygulanır.

Hakkındaki soruşturmanın veya kovuşturmanın sonuçsuz kalmasını sağlamak amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye kaçak denir. Hakkında, CMK m.248/2’de belirtilen suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma başlatılmış olan şüpheli veya sanığın, yetkili Cumhuriyet savcısı veya mahkemece usulüne göre yapılan tebligata uymamasından dolayı verilen zorla getirilme kararı da yerine getirilemez ise, Cumhuriyet savcısı veya mahkeme;

a)Çağrının bir gazete ile şüpheli veya sanığın bilinen konutunun kapısına asılmak suretiyle ilânına karar verir; yapılacak ilânlarda, on beş gün içinde gelmediği takdirde CMK m.248’de maddede gösterilen tedbirlere hükmedilebileceğini ayrıca açıklar,

b)Bu işlemlerin yerine getirildiğinin bir tutanak ile saptanmasından itibaren on beş gün içinde başvurmayan şüpheli veya sanığın kaçak olduğuna karar verir.

Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir. Ancak, daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet kararı verilemez. Duruşma yapılan hâllerde kaçak sanığın müdafii yoksa, mahkeme barodan bir avukat görevlendirilmesini ister.

Kaçağın Cumhuriyet savcısına başvurmasını veya duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla Türkiye’de bulunan mallarına, hak ve alacaklarına amaçla orantılı olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi veya mahkeme kararıyla el konulabilir ve gerektiğinde idaresi için kayyım atanır.

El koyma ve kayyım atama kararı müdafiine bildirilir. Bu husus şu suçlar hakkında uygulanır: a)Türk Ceza Kanununda tanımlanan;

1.Soykırım ve insanlığa karşı suçlar,

2.Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti,

3.Hırsızlık,

4.Yağma,

5.Güveni kötüye kullanma,

6.Dolandırıcılık,

7.Hileli iflas,

8.Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,

9.Parada sahtecilik,

10.Suç işlemek amacıyla örgüt kurma,

11.Zimmet,

12.İrtikâp,

13.Rüşvet,

14.İhaleye fesat karıştırma,

15.Edimin ifasına fesat karıştırma,

16.Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar,

17.Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar,

18.Silahlı örgüt veya bu örgütlere silah sağlama,

19.Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk Suçları,

b)Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı suçları,

c)Bankalar Kanunu m.22’de tanımlanan zimmet suçu,

d)Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,

e)Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu m.68 ve m.74’te tanımlanan suçlar, Hakkında uygulanır.

El konulan mal, hak ve alacakların korunmasında, el koymaya ilişkin CMK hükümleri uygulanır. Tedbirlere ilişkin kararların özetinin bir gazetede ilânına sulh ceza hâkimince veya mahkemece karar verilebilir. Kaçak yakalandığında veya kendiliğinden gelerek teslim olduğunda el koymanın kaldırılmasına karar verilir.

Kaçak hakkında sulh ceza hâkimi veya mahkeme tarafından yokluğunda tutuklama kararı verilebilir. Sulh ceza hâkimi veya mahkeme el koymaya karar verdiğinde, kaçağın yasal olarak bakmakla yükümlü bulunduğu yakınlarının alınan tedbirler nedeniyle yoksulluğa düşebileceklerini saptarsa, bunların geçimlerini sağlamak üzere, el konulan mal varlığından sosyal durumları ile orantılı miktarda yardımda bulunulması konusunda kayyıma izin verir. Bu kararlara karşı itiraz edilebilir.