0 533 774 95 82

Sosyal Medyada Biz}

Nafaka Davası

NAFAKA DAVASI AVUKATINDAN TAVSİYELER

Nafaka; taraflardan birinin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşmesi yüzünden, geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak talep edebileceği ödeme olarak tanımlanabilir. Nafakaya hükmedilmesinde, nafaka talep eden eşin kusursuz olması değil, boşanmaya yol açan sebeplerde diğer eşten daha az kusurlu olması aranır. Dört çeşit nafaka türü bulunmaktadır. Bunlar; yardım nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve tedbir nafakasıdır.

Nafaka davası avukatına göre nafaka türleri şöyledir;

  1. Yardım Nafakası:

Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür. Buna yardım nafakası denir. Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.

Nafaka davası, mirasçılıktaki sıra göz önünde tutularak açılır. Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın malî gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir. Nafakanın, yükümlülerin bir veya birkaçından istenmesi hakkaniyete aykırıysa hâkim, onların nafaka yükümlülüğünü azaltabilir veya kaldırabilir. Dava, nafaka alacaklısına bakmakta olan resmî veya kamuya yararlı kurumlar tarafından da açılabilir. Hâkim, istem hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir. Yetkili mahkeme, taraflardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Korunmaya muhtaç kişilerin bakımı, bununla yükümlü kurumlar tarafından sağlanır. Bu kurumlar, yaptıkları masrafları nafaka yükümlüsü hısımlardan isteyebilirler.

  1. Yoksulluk Nafakası:

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Buna yoksulluk nafakası denir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. Yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların malî durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hâllerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir. Hâkim, talep olması hâlinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

  1. İştirak Nafakası:

Velâyetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlâk bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. Buna iştirak nafakası adı verilir. Hâkim, nafaka davasında istem hâlinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.

  1. Tedbir Nafakası:

Boşanma davası sürerken, eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin nafaka hükmedilebilmektedir. Buna tedbir nafakası denir. Hâkim tedbir nafakasına kendiliğinden karar verir. Tedbir nafakasına hükmedilirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçları, gelir ve giderleri gereği gibi araştırılır ve hiçbir kuşku bırakmayacak şekilde saptanır. Kural olarak nafaka davasında tutukluluk, hükümlülük, akıl hastalığı, işsizlik nafaka yükümlülüğünü etkilemez; eşin eğer başka bir geliri veya paraya çevrilebilecek malı veya serveti varsa tedbir nafakası vermekle yükümlüdür. Ancak eşlerin maddi güçleri birbirine denkse veya yakınsa bu nafaka verme zorunluluğu ortadan kalkar. Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık kararının kesinleşme tarihine kadar sürer. Fakat geçerli bir gerekçe gösterilerek sınırlı süre ile de verilebilir. Bu durum hâkimin takdirindedir.

Nafaka davası avukatı olarak nafaka davası açmadan önce davalının sosyal ve ekonomik durumu irdelenmeli ve nafaka tutarı buna göre değerlendirilmelidir.


Warning: Invalid argument supplied for foreach() in /home/yilmazyalcinav/public_html/wp-content/themes/parts/metabox.php on line 3

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN