0 533 774 95 82

Sosyal Medyada Biz}

Nişanlanma Nedir? Nişanlanmaya Uygulanacak Hususlar Nelerdir?

Nişanlanma, Türk hukuk sistemine göre kadın ve erkeğin evlilik vaadiyle bir araya gelmeleridir. Evlilik öncesi son aşama olarak da nitelendirilebilir. Nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz. Bunun yanında nişanlılık, evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez. Dolayısıyla hiç kimse zoraki bir evliliğe sırf nişan var diye zorlanamaz. Evlenmeden kaçınma hâli için öngörülen cayma tazminatı veya ceza şartı dava edilemez; ancak yapılan ödemeler de geri istenemez.

Kesin bir evlenme engelinin varlığı nişanlanma sözleşmesini hükümsüz kılar. Kanunda kesin bir evlenme engelinin varlığı sebebiyle nişanlanma sözleşmesinin hükümsüz olacağı açıkça belirtilmemişse de niteliği itibariyle nişanlanmanın evlenme ile sona ereceği düşünüldüğünden kesin evlenme engelleriyle ilgili hükümler kıyasen nişanlanma sözleşmesine de uygulanır.

Nişanlanma sözleşmesi şarta veya vadeye bağlı olarak yapılabilir. Şart, hukuksal işlemin hüküm ifade etmesini veya hükümden düşmesini sağlayan, gelecekte gerçekleşmesi şüpheli olaydır. Evlenme sözleşmesinden farklı olarak nişanlanma sözleşmesi geciktirici veya bozucu şarta bağlanabilir.

Nişanlanmanın kurulması için, tarafların iradelerinin karşılıklı ve birbirine uygun olarak birleşmesi yeterlidir. Nişanlanma iradeleri açık veya örtülü olabilir. Yargıtay kararlarına göre(Yargıtay 3.HD. 24.11.1998 T., 1998/10173E., 1998/12105K), evlenme vaadinin açık bir irade beyanıyla yapılmadığı durumlarda, hangi söz ve davranışların nişanlanma iradesini oluşturduğu o çevrede hakim olan anlayışa, tarafların kişisel durumlarına, yaşadıkları sosyal çevreye, örf adet ve geleneklere göre belirlenir.

Nişanlanma sebebiyle nişanlılar birtakım haklar elde edebilmektedir. Bunlar şu şekilde ifade edilebilir: 1-Destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteme hakkı, 2-Mal rejimi sözleşmesi yapma hakkı, 3-Hakim veya hakem sıfatıyla davaya bakmaktan kaçınma hakkı, 4-Tanıklık yapmaktan kaçınma hakkı.

Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddî fedakârlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Dolayısıyla aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır. Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de, aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler. Evlenmenin gerçekleşeceğine güvenilerek, düzenleme, kiralama, satın alma ve bunlara benzer nedenlerle yapılan harcamalar yüzünden uğranılan zararlar istenebilecek niteliktedir. Yapılan giderlerin nişan duyuru gideri mi yoksa nikahın icra olunacağı kanaatiyle mi icra olunduğunu hakim tespit etmelidir. Zira nişanın duyurulması için yapılan harcamalar istenemez.

Yargıtay, 1992 tarihinde verdiği bir kararla istenen maddi tazminatın nelere ilişkin bulunduğunun miktar ve tutarlarıyla birlikte belli edilmesi aksi takdirde bunun mahkemece karşı tarafa açıklattırılması gerektiğini ifade etmiştir.( Yargıtay 3.HD. 11.05.1992 T., 1992/14073E., 1992/9774K)

Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir. Hediye aynen veya mislen geri verilemiyorsa, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulanır.

Yargıtay’ın kişide yanılma sebebiyle nişanı bozan kişinin haklı ve kusursuz olduğundan nişanı bozma sebebiyle maddi ve manevi tazminat ödemeye mahkum edilemeyeceğine dair kararları vardır.

Nişanlılık; evlenme yoluyla, ölüm veya gaiplik sebebiyle, evlenmenin imkansızlaşması nedeniyle, nişanlılık ilişkisine bağlanan bozucu şartın gerçekleşmesi sebebiyle, tarafların anlaşarak nişanlılığı bitirmesi veya taraflardan birinin tek taraflı olarak nişanlılığı sona erdirmesi gibi yollarla bitirilebilir.

Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları, sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

10 Eylül 2017
18 kez görüntülendi

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN